Trabzon Kulislerinden Kara Tahta'ya yazılanlar

Trabzon Kulislerinden Kara Tahta'ya yazılanlar
04 Ocak 2018 11:11

YAYLALARDA YIKIM MI YAPIM MI?.. SALİH CORA’YA ÖNERİLER... CHP’DEKİ DEMOKRASİ YARIŞI... ORTADOĞU KRİZLERİ VE TRABZON TURİZMİ

YAYLALARDA YIKIM MI YAPIM MI?

Karadeniz yaylaları ile ilgili spekülasyonlar özellikle Arap turistlerin bölgemize akın etmesiyle başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Katar Emiri’ni helikopterle gezdirmesi, Yeşil Yol projesi ve daha önce HES projelerinden yenilen goller sebebiyle Karadeniz insanında büyük bir hassasiyet oluştu. 

Karadeniz insanı vatanını bayrağı, devletini çok seven bir yapıya sahip; ki bu yapı toprağını sevmekten gelir. Bu da yerini-yurdunu sevmek, malını sevmekle doğru orantılıdır. Yani Karadeniz insanı vatanını sevdiği gibi yayladaki toprağını da sever, kimseye vermez, yabancıya yaklaştırmaz, köyüne girilmesinden hoşlanmaz. 

Son zamanlarda ani bir karar alınarak yaylalarda kaçak yapıların yıkılmsı

kararı yöre insanında büyük bir hayal kırıklığı yaratı. Vatandaş vatanını devletini her fırsata severken tabi tutulan bu uygulamayı Güneydoğu’da kaçak elektrik kullanan ve el üstünde tutulan vatandaşlarla kıyas eti ve içlendi. 

Neyse ki bu uygulama fazla büyümeden geri adım atıldı. Biz yaylalardaki kaçak yapılaşmaya karşı olduğumuzu bunun mutlaka devlet tarafından kontrol edilerek, örnek projeler geliştirerek, yol göstererek vatandaşın bilinçlendirilmesi yoluyla çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz. 

Zira 50 yıldır köyde yaşayan Fadime hala para bulamadığı için ev yapamazken zengin bir doktor yaylada yer satın alıp ev yaptı ve bu durumda Fadime halanın tek suçu 2017’den sonra ev yapması ise burada bir sorun var demektir.

SALİH CORA’YA ÖNERİLER

Geçenlerde Trabzon’un genç milletvekili, kendisi de bir yayla uşağı olan Salih Cora yaylaların kiralanacağını söyledi. Bizce bu karar doğru olmakla birlikte öncelikle bunun halka iyi anlatılması gerektiğini daha sonra ise bu kiralamalarda yöre insanına haksızlık yapılmaması hakkaniyet ölçüleri içerisinde yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

Zira Akçaabat’ta bazı yaylalarda daha önce tapu verildiğini biliyoruz. Bu tapu verme işlemleri sırasında 50-100 yıldır aynı yerde yaşayan bazı ailelere tapuları verilmedi ve buralar orman sayıldı. Ancak 10 yıl önce komarların ve küçük ağaçların kırılmasıyla elde edilen topraklara bazı kişiler adına tapular çıkarıldı. Ne yazık ki canlı örnekleriyle biliyoruz ki bu işlerde o zamanki beldelerin yöneticileri oy kaygısıyla kendinden olan, köyünde oy olmak için çeşitli haksızlıklar yapıldı. 

Karadeniz yaylalarındaki yerlerin büyük bir çoğunluğu gurbetteki veya Trabzon’da yaşayan vatandaşların. Bu vatandaşlar ekmek peşine gitti ve yerleriyle ilgilenemedi. Bilindiği gibi bölgemizde çok çabuk büyüyen orman ve makiler bu vatandaşların arsalarına kapattı. Ormaniye gelip bu 100 yıllık dede topraklara orman dedi geçti. Bu vatandaşlar yazın gelip yaylalarında başını sokabileceği bir yer yapma derdinde ise bunlara yol gösterilmeli. Ancak yaylada 3-4 katlı apartman şeklinde yapılara müsaade edilmemeli. 

Köyünü, yerini kanıtlayanlara devlet mutlaka bir çıkar yol göstermeli, proje vermeli, gerekirse başka bir arazi vermeli. 

Karadeniz insanını küstürmek siyaseten de insaniyet anlamında da doğru olmayacaktır. 

CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NİN DEMOKRATİK YARIŞI

Cumhuriyet Halk Partisi’nde son derece demokratik ve katılımcı bir seçim yarışı yaşanıyor. Önce Ortahisar ilçesinde İl Başkan Vekili Celal Akaç ile Ömer Hacısalihoğlu yarıştı. İlçelerde de adaylar çıktı ve hiç müdahale edilmedi. Demokratik yarışlar ayrışma değil kaynaşma sağladı. Şimdi il yönetimi için 3 aday yarışacak. Mevcut başkan Turgay Güngör iktidarın şansıyla biraz önde görünse de CHP’de iç dinamikler kestirilemez. Eski il başkanı olan Güzide Uzun da adaylığını açıkladı. Bir diğer aday da Ferda Kudunoğlu.  

 

Ancak adaylardan çok adayların ortak basın toplantıları ve demokrasi adına yapılanlar şu ülke ikliminde çölde açan çiçek gibi. CHP’de olması ise şaşırılmaması gereken bir durum. CHP Demokrasiyi önce yaşamalı sonra yaşatmalı. Kazanana şimdiden başarılar diliyoruz. 

ORTADOĞU KRİZLERİ VE TRABZON TURİZMİ

Ortadoğu kaynayan kazan gibi. Katar, Suriye, Mısır derken İsrail ve İran da karıştı. İran’daki karışıklık şimdilik bastırılsa bile bunun devam edeceği belirtiliyor. İran’ı yönetenler eğer halkın isteklerine kulak vermezlerse çok zor günler İran’ı bekliyor. 

Bizi ondan çok Türkiye Suudi gerginliğinin ve kopuşunun her geçen gün derinleşmesi ilgilendiriyor. Geçen yıl yaşanan Katar krizi turizmi çok az etkilemişti. Ancak Suudi Arabistan ile Türkiye’nin diplomatik olarak tam zık konumlara gelmesi Doğu Karadaniz’deki Arap turizmini doğrudan etkileyebilir. Zira buraya gelen turistlerin büyük bir bölümü Suudiler. 

Trabzon’da ise adım başı otel ve restoranlar türedi. Bunlarda da plan-program yapılmadan tamamen sallapati bir düşünceyle yapıldı. 

Tüm bunlar göz önüne alındığında turizmin çeşitlendirilmesinin önemini gösteriyor. Mutlak eğlence, kış turizmi, İran ve belki Çinliler için turizm faaliyetleri yapmamız gerekiyor. Yoksa Arap baharı Trabzon için kısa sürebilir. Ve bu bahar bitiğinde bölgede çok sayıda insan iflas etmiş, çok ocak sönmüş olur.





YORUM YAP

FACEBOOK


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Masa Üstü Sürüme Geç