Nazım Hikmet ve ‘Ceviz Ağacı Şiiri’ iddiası

Nazım Hikmet ve ‘Ceviz Ağacı Şiiri’ iddiası
23 Temmuz 2020 14:13

Cem Karaca’nın unutulmaz şarkısı “Ceviz Ağacı”nın hikayesine, sözlerin şairi Nazım Hikmet Ran hakkında sürekli paylaşılan bir şehir efsanesi eşlik ediyor. Birçok internet sitesinde yıllardan beri paylaşılan hikaye şöyle:

“Nâzım, Gülhane Parkı’ndaki bir ceviz ağacının altında sevgilisi ile buluşmak üzere randevulaşır. Buluşacakları gün Gülhane Parkı’na gider ve ceviz ağacının altında beklemeye başlar, tam bu sırada polisler de orada devriyeye çıkmıştır. O dönemlerde Nâzım Hikmet arananlar listesinde olduğu için polislerden gizlenmek durumunda kalır ve bu ceviz ağacına çıkar. Nazım Hikmet ağacın tepesindeyken sevgilisi Piraye gelip her şeyden habersiz ceviz ağacının altında beklemeye başlar. Polislerden dolayı aşağıya seslenemez ve çaresiz çıkarır kalemi, kâğıdı ceviz ağacının tepesinde başlar yazmaya; yediden yetmişe herkesin dilinde pelesenk olan şiirini.”

İddia doğru değil. Nazım Hikmet Ran, “Ceviz Ağacı” şiirini 1957’de Bulgaristan’nın Balçık kentinde kaçakken kaleme aldı. Şiirle ilgili yorumlar, şiirin bir aşk hikayesi değil, memleket özleminden esinlendiği yönünde.

 

Ceviz Ağacı şiiri Bulgaristan’da kaleme alındı

Ceviz Ağacı şiiriyle ilgili Trabzon Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde kaleme alınmış akademik bir çalışma bulunuyor. Çalışma, M. Melih Güneş’in Yapı Kredi Yayınları’ndan (YKY) çıkan “Alnımın Çizgilerindesin Güneşim” isimli kitaba referansla, Nazım Hikmet’in Kasım 1956’dan Temmuz 1957’ye kadar süren SSCB dışı seyahetlerine odaklanıyor. Kitaptan 1957 yılının Haziran ayında Münevver Hanım’ın, Nazım’ın bulunduğu Sofya ve Varna gibi şehirlere mektuplar gönderdiği anlaşılıyor. Bu mektuplardan birinde iddia konusu şiire de rastlamak mümkün.

“…şimdi gelelim mektubuna: 25 Haziran’da yazmışsın, içinde şiir de var ‘Başım köpük köpük bulut…’ şiiri…” – 1 Temmuz 1957

Nazım Hikmet’in Münevver Andaç’a 25 Haziran 1957’de gönderdiği “Ceviz Ağacı” şiirinin bu asıl nüshası günümüze kalmamış ise de, varlığını biliyoruz. Çalışmada Münevver Hanım’ın Haziran 1957’de yazdığı mektuplarda, Gülhane Parkı’nın birden fazla kez anıldığı da görülüyor.

Nazım Hikmet’in Bilgi Yayınevi’nden çıkan “Bu Memleket Bizim” şiir kitabından “Ceviz Ağacı” şiirinin bulunduğu sayfaya bakıldığında şiirin altındaki bilgiden 1 Temmuz 1957’de Balçık’ta yazıldığını anlayabiliyoruz.

Balçık, Bulgaristan’da bulunuyor. Nazım Hikmet’in, 1951’de Türkiye’den kaçmak zorunda kaldıktan sonra, bir süre Bulgaristan’da kaldı. Hatta bugünlerde Hikmet’in Bulgaristan’da konakladığı Balçık, Rusçuk, Varna şehirlerine turlar bile düzenleniyor.

Şiir büyük ihtimalle memleket hasretiyle yazıldı

Nazım Hikmet Vakfı’nın internet sitesinde yer alan bilgilere göre de şiir memleket özlemi temasıyla yazılmış.

Şiirin yazım yılı TRT Arşiv’de yer alan bir görüntüden de teyit edilebiliyor. Şairin Ceviz Ağacı şiirini Azerbaycan’da bir programda okumadan önce, Azerbaycan Dergisi’nin dokuzuncu sayısını gösteriyor. Bu sayıda da 1958 tarihi görülüyor.

90. doğum yılı olan 1992’de anısına çıkarılan Milliyet Sanat dergisinde de, Ceviz Ağacı şiirinin bir aşktan çok memleket özlemi mesajı içerdiğinden bahsediliyor. 1970’de Azerbaycanlı şair Resul Rıza da “Gülhane Parkında Bir Ceviz Ağacı Var” şiiriyle Hikmet’in memleket özlemini bir nevi tekrarlamış.

Gülhane Parkı’ndaki ilk ceviz ağacı

Şarkıyla ilgili tek efsane bu da değil. Sosyal medyada uzun zamandır paylaşılan başka bir gönderide, “Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda” mısrasına rağmen, parkta 2005 yılına kadar ceviz ağacı olmadığı, ilk ağacın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Parklar ve Bahçeler Genel Müdürlüğü tarafından 2006 yılında dikildiği söyleniyor.

Cem Karaca’nın doğum günü çeşitli kaynaklarda 5 Nisan olarak anılıyor. İBB de 5 Nisan 2005’te Gülhane Parkı’na bir ceviz ağacı dikmiş. Hürriyet ve  Haber 7’den ağaç dikimine ilişkin bilgilere ulaşmak mümkün. Ancak dikilen cevizin parktaki ilk ceviz ağacı olduğu tartışmalı.

Gülhane Parkı’ndaki ağaç ve hayvan türleriyle ilgili şimdiye kadar yazılmış ve internet üzerindeki açık kaynaklardan erişilebilen bir makale var. 1995’te Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi’nden Nuriye Garipağaoğlu tarafından kaleme alınan “Tarihi Kentiçi Parklarına Bir Örnek: İstanbul Gülhane Parkı” isimli çalışmada ceviz ağacına dair bir bilgiye rastlanmıyor. Böyle bakınca iddia doğru.

Ancak “İBB Avrupa Yakası Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün “Anıt Ağaçlar” internet sitesine bakınca, Gülhane Parkı’nda bir anıt ceviz ağacı olduğu görülüyor. Gülhane Parkı’nın hemen dışındaki Osman Hamdi Bey Yokuşu’nda bulunan bu ağaç, tam 163 yaşında. Diğer yandan ağaç 1857’den beri orada olsa da, günümüzdeki park sınırları içinde değil.

Ağaç, Gülhane Parkı’nın sınırları dışındaki Arkeoloji Müzesi kompleksi duvarlarının birinin yanında yer alıyor.

Yani akademik çalışmada ceviz ağacının sayılmamasının sebebi, cevizin haritalarda “park içinde” gözükmemesi. Gülhane Parkı’nın iki kapısı (Alemdar Caddesi ve Sarayburnu yönü) bulunmasına karşın, açıkça çizilmiş sınırları yok. Parkın şu an yukarıdaki haritadan da anlaşılabilen sınırlarının zamanla değişmiş olması da olası. Çünkü ağaç dikildiğinde Gülhane, bir park formunda değildi.

 

Gülhane Parkı’nın kısa tarihi

Eskiden Topkapı Sarayı’nın bahçesi olarak kullanılan Gülhane Parkı, İstanbul Şehremini Cemil Topuzlu zamanında, 1912’de kent bahçesine dönüştürülmüş. Osmanlı İmparatorluğu tarihinde reform hareketlerinin başlangıcı sayılabilecek 1839 tarihli Tanzimat Fermanı’nın (Gülhane Hatt-ı Hümayunu) okunduğu yer olan bahçe, 2001 yılına kadar içerisinde hayvanat bahçesi, akvaryumu ve toplanma alanları olan bir yer olarak kullanılırken, İBB’nin iki sene süren düzenlemesi ile 2003’te bildiğimiz görünümüne kavuşmuş. Parkta yeniden açıldığında 449 anıt ağaç bulunuyormuş.

Sonuç olarak Nazım Hikmet “Ceviz Ağacı” şiirini kaleme aldığından Bulgaristan’daydı ve ülkesine özlem duyuyordu. Şiire Nazım Hikmet’in Bulgaristan’dan Münevver hanıma yazdığı mektuplardan da ulaşabiliyoruz. Şiiri besteleyen Cem Karaca’nın 2006’daki doğum gününde anısına Gülhane Parkı’na bir ceviz ağacı İBB tarafından dikildi. Tam olarak park sınırları içinde yer almasa da, bölgede 163 yıllık bir anıt ceviz ağacı daha var. Şiir hakkındaki İddialar, yanlış bilginin yedi türünden “uydurma”ya örnek.





YORUM YAP

FACEBOOK


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Masa Üstü Sürüme Geç